24 Eylül 2007 Pazartesi

Noktalama İşaretleri Üçüncü Bölüm

Yazının renkleri...
Bu bölüm ile noktalama işaretlerini tamamlıyoruz. İçimde tanımlayamadığım bir burukluk var. Sanki uzun yıllardır beraber olduğum bir parçamdan ayrılıyormuş gibi hissediyorum. Diğer taraftan bildiğim bir şey var: Sonlar, başlangıçların habercisidir... Umarım fazla beklemeyiz. Şimdiye kadar vermiş olduğunuz destek için teşekkür etmek istiyorum. Mesajlarınız, sitelerinizden yaptığınız haberler ile yalnız bırakmadınız. Bu desteğin çoğalarak devam etmesi dileği ile...

Denden İşareti(")
1.Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta ya­zılması gelen aynı sözlerin veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:
a) Etken fiil
b) Edilgen ″
c) Dönüşlü ″

Yay ayraç(())
1. Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgili olmayan açıklamalar için kullanılır: Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (N. Ataç)

Yazının devamı....

"Türk demek Türkçe demektir, ne mutlu Türküm diyene"

"Tüm yazı Oktay Sinanoğlu’nun Bye-Bye Türkçe kitabindan alinmistir.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

“Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene” (Meğer meşhur sözün birinci kısmı da varmis!)

Atatürk ölüm döşeğindeydi, üç gün komada kalmıştı. Kendine geldi, son nefesinde, “Arkadaşlara selam, dil çalışmalarını sakın gevşetmeyin” dedi ve kendinden geçti. Türkiye’nin üzerine eğildiği bütün meseleler arasında, dünyanın büyük savaş eşiğinde olduğu bir sırada, Atatürk’ün son nefesinde bile üzerinde duracağı bu mesele ne olabilirdi?

Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan hemen sonra bu sefer de Türk dilinin yabancı boyunduruktan kurtarılması ve nereden gelirse gelsin, yabancı boyunduruğundan kendini koruyabilmesi işine eğildi. Atatürk özellikle 1928-1938 arası on yılda en büyük enerjisini bu işe verdi. Kendi bir mektubunda yazdığı gibi geceleri dil meseleleri ile uğraşıyor, gündüzleri ise kendi başına iki üç saatini bu işe ayırıyordu. Neden?

Yazının devamı....

Noktalama İşaretleri İkinci Bölüm

16 Nisan 2007 tarihinde yayınladığımız ve noktalama işaretlerinden ilk beşini incelediğimiz yazımıza devam ediyoruz...

Soru İşareti (?)
1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)
2. Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır:Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri:?).
3. Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı durumlarda yay ayraç (parantez) içinde soru işareti kullanılır:Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.

Dikkat: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona ko­nur:Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?Üsküdar'dan mı, Hisar'dan mı, Kavaklar'dan mı? (Yahya Kemal)Ruhunu karatan neydi, yağmur mu yağıyordu; yoksa şimşekler mi çakı­yordu?

Dikkat: mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle kullanıldığı zaman soru işareti kullanılmaz: Akşam oldu mu sürüler döner.

Yazının devamı....

Büyük ve Küçük Ünlü Uyumu

BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU

Bir kelimenin birinci hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur: adım, ağız, ayak, boyun, boyunduruk, burun, dalga, dudak, duvak, kırlangıç; beşik, bilezik, gelincik, gözlük, üzengi, vergi, yüzük, anlayışınızdan, soyunuz, sevgisiyle, güzelliğinizden... Buna büyük ünlü uyumu adı verilir. Büyük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de vardır:

anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman.

Kullandığımız bazı Türkçe sözcükler değişikliğe uğradığından büyük ünlü uyumuna uygunluk göstermez.Asıl söyleyişleri büyük ünlü uyumuna uygundur.

hangı > hangi

halva > helva

kardaş > kardeş

Yazının devamı....