Yazının renkleri...
“Bir gün kararlaştırdık Yaka paça oyuna iştirak ettirdik Sıra ile hepimizin üzerinden atladı ve sıra kendisine gelince eğilmeden dimdik durdu ve Haydi atlayın dedi Biz başını yere doğru eğmesi için ısrar ettikçe O Ben eğilmem Böyle atlarsanız atlayın diyordu Onu eğilmeye razı edemediğimizi gayet iyi hatırlıyorum Ömrünün sonuna kadar da eğilmedi”Bu yazıyı okuduğunuzda ne hissettiğinizi çok merak ediyorum. Tüyleriniz diken diken oluyor mu, içinizde fırtınalar kopuyor mu veya gözünüzün önüne yaşanan insanlar veya yer ile ilgili görüntüler geliyor mu? Bende herşey bölük pörçük... Yazıyı okumaya nefesim bile yetmedi. Yazıdaki bütün noktalama işaretlerini sildim. Sonuç: yazının renkleri yok.“Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır.” Kaynak:TDKNoktalama işaretleri, benim başlığımla yazının renkleri...
Noktalama İşaretlerini bölüm bölüm incelemenin daha akılda kalıcı olduğunu düşündüm. Başlangıç olarak bu yüzden sizinle, bu başlık altında 5 adet noktalama işaretini ve kullanım yerlerini paylaşmak istiyorum.
Yazının devamı....
16 Nisan 2007 Pazartesi
02 Nisan 2007 Pazartesi
Türkçe'nin Yaraları
Konfüçyüs’e sormuşlar:
- Devletin en yetkili kişisi siz olsanız, ilk yapacağınız iş ne olurdu?
- Ülkedeki bütün dil bilginlerini toplar, dili gözden geçirmelerini isterdim.
- Peki ama sağlık, ekonomi, eğitim ve adalet gibi sorunlar ne olacak?
- Bir ulus dilini doğru bilmiyor ve kullanmıyorsa hiçbir kurum görevini yerine getiremez!
Konfüçyüs’ün anlayışı doğrultusunda, özellikle yazan insanların anadillerini sevdiğine ve sevmesi gerektiğine inanıyorum. Sade yazan değil okuyan, konuşan insanların da elbette.
Burada benim üzerinde durmak istediğim konu,
Yazının devamı....
- Devletin en yetkili kişisi siz olsanız, ilk yapacağınız iş ne olurdu?
- Ülkedeki bütün dil bilginlerini toplar, dili gözden geçirmelerini isterdim.
- Peki ama sağlık, ekonomi, eğitim ve adalet gibi sorunlar ne olacak?
- Bir ulus dilini doğru bilmiyor ve kullanmıyorsa hiçbir kurum görevini yerine getiremez!
Konfüçyüs’ün anlayışı doğrultusunda, özellikle yazan insanların anadillerini sevdiğine ve sevmesi gerektiğine inanıyorum. Sade yazan değil okuyan, konuşan insanların da elbette.
Burada benim üzerinde durmak istediğim konu,
Yazının devamı....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
