Yahya Kemal Beyatlı, "Bu dil ağzımda anamın ak sütüdür" der Türkçe için. Fazıl Hüsnü Dağlarca ise "Türkçem benim ses bayrağım" diye simgeler ana dilimizi bir şiirinde. Kuşkusuz Türkçe milletçe var olmamızın en önemli unsurlarindan biridir. Tarih, kültür ve din birligi dışında insanlari birbirine yaklaştıran, bilgi alişverişinde bulunmasını sağlayan yegane unsurdur dil. Büyük batı medeniyetinin en büyük silahlarından biridir işgal ettiği ya da sömürdüğü topraklardaki yerel halkin dilini unutturmak.
Dilini unutan yerel halk, kültürünü de millet anlayışını da geçmişinde bırakır ve yeni kültür etkisi altında asimile olur. Bunun ornekleri yeryüzünde çok olmasına rağmen benim yakın tarihten aklıma ilk gelen örneği 2. Dünya Savaşı’na kadar Norveçli’lerin Sami ırkına dil konusunda yaptığı baskıdır.
Dilini yozlaştıran, yabancı kelimelerle kirleten, ona sahip çıkmayan, canlı bir varlık olan dili geliştirmeyen bir toplum için milli birlik ve beraberlikten sözedilemez. Yazının devamı Annemin Mutfak Kokusu'nda....
24 Kasım 2007 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder